Nevzat Biçicisoy

Omuzumun Hikayesi

Selamlar ben Nevzat BİÇİCİSOY, 1948 Erzurum doğumluyum. Kendim inşaat mühendisiyim. Benim sağ omuzumun bir hikâyesi var onu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hikâyem şöyle; gençliğimde çok spor yapmış birisi olarak 2010 yılı Eylül ayına kadar hiçbir problem yaşamadığım sağ kolum 17 Eylül 2010 tarihinden sonra omuz bölgemden itibaren iş göremez hale geldi. Tatil için gittiğim Erzurum’da Yrd. Doç. Dr. Bir ortopedist’e muayene oldum, MR çektirdim, konulan teşhis eklemler arasına kas sıkışması idi. Doktorum benim omuzuma kortizon iğne yapılması gerektiğini, şayet sonuç alınamaz ise cerrahi operasyon yani ameliyat yapılacağını söyledi.

Bunu duyan ben ikinci bir alternatif olarak Fizik tedavi uzmanı bir başka doktora müracaat ettim. Doktor bana 10 seanslık fizik tedavi ve bazı hareketler verdi. Bu tedaviden sonuç alamadığım gibi ağrılarım da artmaya başlamış, dayanılmaz hale gelmişti. Ayrı bir hastanede bir ortopedist Doçent’e muayene oldum, o doktor da omuz başıma 3 ayrı yerden kortizon enjekte etti. Yine sonuç kocaman bir hiçti, tekrar müracaatımda ise cerrahi operasyondan başka çözüm yok cevabını aldım. Takvim 3 Kasım 2010’ u gösteriyordu kolum öyle bir hale gelmişti ki omuz askısı ve korse kullanarak göğüs hizamda tutabiliyordum. Artık sağ elimle su dahi içemez olmuştum. Omuzumun çalışmamasına alışmıştım ama ah! Keşke şu ağrılarım olmasaydı. Artık ameliyata karar vermiştim ki Gürcistanlı bir doktorun masajla tedavi yaptığını duydum. Kendimi hemen o doktorun yanına attım. Gürcü doktor koluma, sırtıma ve omuzuma 10 gün özel masaj yaptı hem de koluma 3 adet iğne vurdu fakat nafile artık sağ kolum yoktu ve dayanılması çok zor olan acı ve ıstırap vardı. Gece uykusunu unutmuştum,  omuz ve sırt bölgemdeki ağrıların bir an durması mümkün değildi. Aldığım ağrı kesiciler midemi çok rahatsız ettiği gibi ağrılarıma da tesir etmez olmuştu.

9 Aralık 2010 günü misafir olarak bulunduğum Erzurum’dan ikamet ettiğim İstanbul’a geldim. Baltalimanı Kemik Hastanesinde bir doktora muayene olacaktım ki akrabam olan Ahmet BAKAN bey beni Doç. Dr. Turan USLU beyefendiye götürdü.

Omuzumun hayata dönüşünün başlangıcı olan o akşamı unutacağımı hiç sanmıyorum. Doçent Doktor Turan USLU Bey omuzumun çok kötü olduğunu, bu acılara nasıl tahammül ettiğimi sordu ve hiç bilmediğim bir tedavi yöntemi olan kuru iğne tedavisine başladı ve bana hastalığımın kronik olduğunu, tedavimin uzun süreli olacağını söyledi. İlk seans tedaviden sonra dayanılmaz olan ağrılarım bir nebze olsun azalmıştı. ALLAH’ ım o gece sevinçten uyuyamamıştım. Daha sonra haftada iki seans tedavim devam etti, 8 seans tedaviden sonra omuz başıma serum enjekte etti, bu uygulamadan sonra kolumu uzatıp insanlarla tokalaşabiliyordum, iyice azalan ağrılarım artık geceleri uyumama müsaade ediyordu. Tedavim devam ederken doktorumun verdiği hareketleri hiç aksatmadan yapıyordum ve bütün tavsiyelerine harfiyen riayet ediyordum, yani doktorunu dinleyen iyi bir hasta olmuştum. 15 Şubat 2011’ e gelindiğinde saçımı tarayabiliyor, arka cebimden evimin anahtarlarını çıkarabiliyor hele hele geceleri sağ omuzumun üzerine yatabiliyordum. Bu anlattıklarımın benim için ne anlama geldiğini yaşayanlar bilir.

Sağ omzumun üzerine yatmamla ilgili bir anektod aktarmak istiyorum. Erzurum’ da konuk olduğum yeğenim Metin MİKYAZ ağrılarımın arttığı bir gece yanımda bulunurken kendisine  – ah ne olur 5 dakika da olsun şu sağ omuzumun üzerine yatabilsem demiştim- çünkü sağ tarafıma yatmayı çok ama çok özlemiştim. Devamlı olarak durumumu telefonla takip eden yeğenim çok etkilenmişti.  Şubat 2011 ortalarında yine bir telefon görüşmemizde sağ omuzunun üzerine yatabiliyor musun diye sorduğunda evet sabaha kadar rahatça uyuyorum cevabını alınca çok sevinmişti. Çektiğim dayanılmaz acılar karşısında bütün ailem ve arkadaşlarım çok üzülüyorlardı.

İşte dostlar takvim 19 MART 2011’ i gösteriyor ve ben sağ kolumla yapılması gereken her şeyi yapıyorum, kolum % 85 iyileşmiş durumda ve haftada bir seansa düşen tedavime devam ediyorum. Bu arada boyun fıtığımı tespit eden Doç. Dr. Turan USLU Beyefendi o rahatsızlığımı da malum yöntem olan kuru iğne ile kısa bir zamanda tedavi etti.

Kendilerine şükranlarımı sunarken iyi ki varsın sevgili doktorum diyor, bütün hastalara da acil şifalar diliyorum.

Nevzat BİÇİCİSOY
Çok acı çekip sonradan şifa bulan biri.