SERVİKAL OSTEOARTRİT (SERVİKAL SPONDİLOZ, BOYUN KİREÇLENMESİ)

Servikal osteoartrit, sık görülen bir hastalıktır, servikal osteoartroz da denir. Artroz diye isimlendirilen ve vücudun birçok eklemlerinde oluşan eklem yozlaşmaları (dejeneratif eklem bozuklukları) boyun omurgasında (servikal omurga) da sık görülür. Orta yaşlı kimselerde genellikle travma ya da mesleki zorlanmalardan sonra başlayan bu bozukluklar yaşın ilerlemesi ile artar. Dejeneratif omurga hastalıkları; yaşlanmaya, aşırı kullanıma ve yanlış kullanılmaya bağlı hastalıklardır.

Hastalığın gelişimi;

Dejeneratif değişiklikler genellikle boyun omurgasının en hareketli olduğu C5- C6 ve C6- C7 omurları arasında görülür. Dejeneratif değişiklikler disklerden başlar. Diskte ilk yıpranma anulus fibrozisten başlar, anulus fibroziste anular liflerde yırtıklar olur, daha sonra bu yırtıklar birleşir, diskin çekirdek kısmı zayıflayan yerlerden dışarıya doğru taşar. Zamanla disk aralıkları daralır, disk yüksekliği azalır, vertebra kenarlarında osteofitler oluşur. Daha sonra omurganın arka tarafında bulunan faset eklemler bozulmaya başlar. Faset eklemlerde bulunan eklem kıkırdakları aşınır, eklem aralığı darlaşır, zamanla kaybolur, eklem kenarlarında osteofitler oluşur. Bu osteofitik çıkıntılar omurilikten çıkıp omuz, kollara ve ellere doğru uzanan sinir köklerinin geçtiği kanalları sıkıştırır. Yumuşak dokulardaki ödem ve kaslardaki spazm, diskleri ve omurları (osteofitleri) daha fazla sıkıştırarak sinirlerin ve diğer yumuşak dokuların daha fazla baskı altında kalmasına sebep olur. Omurilik kanalı içine doğru uzayan osteofitlerin, kalınlaşmış faset eklemlerinin ve kıvrımlaşmış ligamentlerin kanalı daraltarak omurilik üzerine bası yapması servikal spondilitik miyelopati diyoruz. Miyelopati çok daha nadir görülen fakat ciddi sonuçları olabilen bir durumdur. Boyun, omuz ve kol ağrıları ile birlikte bacaklarda reflekslerde artışı ve spastik yürüyüş vardır.

Şikayetler ve muayene bulguları

Adale spazmı ile beraber boyunda sertlik, enseye ve omuzlara vuran ağrı, baş ağrısı, yorgunluk, konsantrasyon bozuklukları, boynun hareketlerinde tutukluk ve krepitasyon vardır. Bu şikayetler zamanla kaybolur,  travma, stres, uzun yolculuklar, bilgisayar kullanma, ters ve zorlayıcı aktiviteler şikayetlerin tekrarlamasına sebep olur. Boyundaki ağrı kollara, omuzlara, başa, sırta, omuz kürekleri arasına vurabilir. Şikayetler genellikle tek taraflıdır, bazen taraf değiştirebilir, iki taraflı da olabilir. Kollarda ve ellerde kuvvet kaybı, karıncalanmalar ve uyuşmalar olabilir. Boyun kireçlenmeli hastalarda sinirsel semptomlar da yaygındır. Hastanın şikayetleri geçse bile sabah kalktığında boynunda tutukluk olabilir, başlangıçta devamlı olan tutukluk zamanla sadece sabahları olur ve gün içinde azalarak kaybolur. Sinirlilik, yorgunluk, unutkanlık, bir işe yoğunlaşmada güçlük olabilir. Bazı hastalarda tansiyon değişiklikleri olabilir. Çok uzun süre devam eden hastalarda az veya çok kas erimeleri, omuzlarda asimetri, kürek kemiklerinin omuza yapışmış gibi hissedilmesi görülebilir. Ayrıntılı bir inceleme yapıldığında şikayetlerin bir veya daha fazla sinir kökünü ilgilendirdiği görülebilir.

Muayenede boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas gücünde azalma, tendon  reflekslerinde azalma, kas atrofileri görülebilir. Boyundaki kaslarda spazm, duruş bozukluğu, boynun bir tarafa doğru kaykılmış gibi olduğu görülebilir. Hasta son derece endişelidir.

İnceleme yöntemleri;

Disk  aralıklarındaki daralma, omur gövdelerinin ön ve arka kenarlarında osteofitler, en iyi şekilde boynun yan grafilerinde görülür. Omurlar arası foramenleri (sinir kanalları) görmek için oblik grafiler çektirilir. Boynun fonksiyonel durumunu değerlendirmek için fleksiyonda ve ekstansiyonda yan grafiler çektirilir. Boyun kireçlenmesi ve şiddetli ağrıları olan insanlardaki röntgen bulgularının çoğu hiç ağrısı olmayan insanlarda da görülebilir. Fakat bunların bir kısmında hiçbir şikayet yoktur. Bu sebeple radyolojik bulgular hastanın şikâyetleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Diskteki ve sinir köklerindeki değişiklikleri MR, kanal çapını göstermede BT, sinirlerdeki hasarın gösterilmesinde EMG kullanılır.

Tedavi;

Servikal artrozun semptomları çok defa kendiliğinden azalır ve/veya kaybolur, aralıklarla tekrarlar. Stres, klimatize ortamlar, uzun süreli oturma, oturarak uyuma, uzun yolculuklar, kötü yastıklar, rüzgâra maruz kalma, mesleki ve sportif zorlanmalar nükslere sebep olur. Bir korseyle boynun dinlendirilmesi, egzersizler, sıcak ve soğuk uygulamalar çoğu hastada semptomları ortadan kaldırabilir. Düzenli egzersiz programları, ergonomik müdaheleler tekrarlamaları asgariye indirir. Kas gevşetici ve analjezikler verilebilir. Antidepresan ve anksiyolitik ilaçlar sık kullanılan ilaçlardır. Paravertebral İMS uygulamaları, proloterapi gibi tendon ve ligament enjeksiyonları yapılabilir. Cerrahi müdahale nadiren gerekir.

Share