Sırt Ağrıları

Postherpetik nevralji (herpes sonrası sinir ağrısı) akut herpes zoster enfeksiyonundan sonra görülen bir ağrı sendromudur. Hastaların çoğunda herpes zoster (zona) tedavi ile ya da tedavisiz geçer. Zona geçiren insanlarda, deri lezyonu geçtikten sonra ağrı 1–6 ay ya da daha fazla sürüyorsa bu ağrıya postherpetik nevralji (PHN) adı verilir. Zona geçirenlerin, 40 yaşın altındaki kişilerde  %20, 60 yaşın üzerindeki kişilerde % 20–50’ sinde PHN görülür.  PHN tedavisi en zor ağrı sendromlarından biridir. Hastayı o kadar rahatsız eder ki; intiharı bile düşünen hastalar vardır..

PHN, zona enfeksiyonu geçtikten sonra başlar. Şiddetli ağrıyla birlikte uyuşukluk, iştahsızlık, kabızlık, cinsel isteksizlik gibi kronik ağrıya eşlik eden belirtiler vardır. Ağrı herpes zoster ağrısına benzer. Yanıcı, sızlayıcı ve zorlayıcı bir ağrıdır.

PHN; spinal ağrı sendromları, tietze sendromu, kalp krizi, göğüs duvarından kaynaklanan ağrılar ile karışabilir. Ancak hastanın daha önce zona geçirmiş olması ayırıcı tanıda önemlidir.

PHN’de ağrının mekanizması ile ilgili bir çok görüş ileri sürülmüşse de tam bir mutabakata varılmış değildir.

Tedavisi:

PHN’ nin tedavisinde antiepileptik ilaçlar, baklofen, antiviral ilaçlar, klorprotoksin, antidepresanlar kullanılmış ancak çoğunda başarılı olunamamıştır.

TENS %20 hastada fayda sağlar, akupunkturun çok az hastada yararı olduğu gözlenmiştir. Hipnoz ağrı şiddetini kısmen azaltabilir. Soğuk uygulamanın yararı vardır.

60 yaşın altındakilerde tedaviye cevap iyidir. En az %20 hastada tekrarlama riski vardır.

Share

Kaymış kot (kaburga) sendromu, kaburga kenarlarından kaynaklanan kronik bir ağrı sendromudur. Çoğu zaman tek taraflıdır. Ancak iki taraflı da olabilir.

Çok sık rastlanan bir ağrı sendromdur. 15-60 yaş arasında görülür. Kadınlarda 3 kat daha sık görülür.

Künt, sızlama tarzında  ağrı vardır. Bazen keskin bıçak saplanır gibi ağrılar olabilir.

Ağrı birkaç saat, birkaç hafta yada sürekli olabilir. Gövdenin sağa ve sola eğilmesi, eğilip kalkmak, sağa sola

dönmek ve elle bastırmak ağrıyı artırır. Kollarda ağırlık taşınması ve kolların bir yere dayanması ağrıyı artırır. Hareketsiz kalmak ağrıyı geçirir yada azaltır.

Kendiliğinden iyileşebilir yada kronikleşebillir.

Kronik vakalarda depresyon ve anksiyete gelişir.

Yanlış cerrahi ve teşhis amaçlı müdahalelere ve gereksiz tıbbi teşhislere varılabilir.

Kronik ağrı ve ağrıya yol açma korkusundan dolayı azalmış fiziksel aktivite hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir.

Ağrının sebebi hareketli kaburganın interkostal sinire baskı yapması veya enflamasyondur.

Bu bölgeye lokal anestezi enjekte ederek interkostal sinir bloke edilir.

Muayenede hassas ve ağrılı kot ucu ele gelir.

Tedavisinde hareket modifikasyonu hastanın ciddi bir patoloji olmaması ile ilgili eğitilmesi, lokal enjeksiyonlar yada cerrahi müdahele gerekebilir.

Hastalık torakal disk hernileri, tietze sendromu, spinal tümörler, karaciğer ve safra kesesi problemleri, osteoporoza bağlı çökme kırıkları ve ülserler ile karışabilir.

Share

Çocukların kambur duruşu ailelerin başlıca sorunlarından biridir. Bununla beraber sırttaki eğim çoğunlukla normaldir. Kifoz veya kamburluk denince sırttaki eğimin aşırı derecede artmış olması anlaşılır.

Kifoz değişik sebeplerle gelişir. Gevşek bir biçimde oturma-yürüme, kötü duruş pozisyonu omurgadaki bağları gerer ve bu da zamanla omurganın doğal eğiminin artmasına sebep olur. Bu duruşa bağlı kifoz genellikle buluğ çağında gelişir. Ağrı nadirdir. Bu durumda karın sırt ve bacak adalelerinin geliştirilmesi olayın ilerlemesine engel olur, sınırlı da olsa düzelme sağlar. Özellikle ders çalışan, duruşuna dikkat etmeyen çocuklarda ve gençlerde görülür.

Genç kızlarda göğüslerin çıkma döneminde duruş bozukluğuna bağlı kifoz görülebilir, aileler buna dikkat etmelidir.

Bir diğer tip yaşlılıkta ortaya çıkan osteoporoza bağlı kamburluktur. Osteoporozda kemikler zayıflar ve incelir. Her omurun diğeri üzerine baskısı sonucu ağırlığın fazla bindiği omur gövdesinin ön kısım yüksekliği azalır ve kamburluk oluşur. Kadınlarda menapozdan sonra erkeklerde daha ileri yaşlarda görülür.

Yukarıda anlatılan fonksiyonel (veya gelişimsel) kamburluklara göre daha ciddi kamburluklar doğumsal veya hastalıklara bağlı gelişebilir.

Doğumsal kifoz

Bazı çocuklarda omurga yapısı doğumsal olarak anomalilere sahiptir. Omurlar arasında kaynamalar, yapışıklar çocuk büyüdükçe ilerleyen kamburluklara sebep olur. Bu tür kamburluklar hemen doğumda da görülebilir. Bu tür kamburluklar çok hızlı ve ciddi biçimde artarlar.

Cerrahi tedavilerle, ilerlemeyi engelleyip düzelme sağlanabilir. Ancak genelde bu çocuklarda boy kısalığı kaçınılmazdır.

Scheuermann kifozu

Scheurmann kifozu bu hastalığı ilk tanımlayan Danimarka’lı doktorun adı ile anılmaktadır. Omurların büyüme kıkırdaklarının ön kısmında büyüme yavaşlar, arka bölüm ise büyümesini normal sürdürür. Sonuçta omurlarda kamalaşma, üstüste bindiklerinde ciddi kamburluk oluşur. Duruş kifozuna benzer şekilde 10 yaşlarında farkedilmeye başlar. Genellikle ağrısızdır fakat görünüm bozukluğuna sebep olur. Duruş bozukluğu kifozu ile Scheuermann kifozu arasındaki fark röntgenle tanınır. Duruş bozukluğu kifozunda omurgalar ve diskler normal biçim ve görünümdedir. Scheuermann kifozunda ise omurlarda kamalaşma vardır. Genellikle sırt nadiren bel omurlarında görülür.

Omurdaki eğim 50 derece ve üzerinde ise anormal olarak kabul edilir. Çocuklar büyüdükçe eğim de artar. İyi bir egzersiz programı ve ağrı olduğunda ağrı kesiciler ve istirahat önerilir. Çocuk büyüme periyodunda ise bazen bir korse ile büyüme periyodunun sonuna kadar eğimin artması önlenmeye çalışılır. Eğim 75 dereceyi geçtiğinde cerrahi tedavi önerilir. Cerrahi, eğimin düzelmesini ve ilerlemesinin önlenmesini sağlar.

Kifozlu hastalarda sırt, omuz, boyun, baş ve boyun ağrıları, kollara vuran ağrılar, myofasial ağrılar sık görülür.

Share